İçeriğe geç
  • Dolar 49,7662 ▲ %0,14
  • Euro 55,8142 ▲ %0,15
  • Sterlin 66,4726 ▼ %0,12
  • Gram Altın 6.426,89 ▲ %0,66
  • Çeyrek Altın 10.558,47 ▲ %0,23
  • Gümüş 86,54 ▲ %0,44
  • Bitcoin 4.003.168 ▲ %0,36
  • BIST 100 11.082,73 ▼ %0,31

Yerel

Buca'da iklim eylemi paneli düzenlendi

Buca'da iklim eylemi paneli düzenlendi

İzmir Buca'da düzenlenen iklim eylemi panelinde uzmanlar; kuraklığın gıda fiyatlarına etkisi, su krizi ve iklim kaynaklı toplumsal eşitsizliklere dikkat çekti.

İzmir'in Buca ilçesinde, Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi ve İzmir Afet Bilinci Çevre ve İklim Farkındalığı Derneği (İZ-AFED) ortaklığında "İklim Değişiyor, Gelecek Beklemiyor!" temalı bir farkındalık paneli gerçekleştirildi. 24 Ekim Uluslararası İklim Eylem Günü vesilesiyle Buca Belediyesi Meclis Salonu'nda toplanan akademisyenler, yerel yöneticiler ve sivil toplum temsilcileri; iklim krizinin gıda güvenliği, sağlık, ekonomi ve sosyal yapı üzerindeki baskılarını masaya yatırdı.

Cumha'da yayınlanan habere göre, panelde kuraklık, aşırı sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve su kıtlığı gibi konular öne çıktı. Konuşmacılar, iklim değişikliğinin tetikleyebileceği risklere karşı toplumun bilinçlendirilmesi ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.

Konak Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Sinem Güneş, iklim değişikliğinin günlük hayata ve ekonomiye yansımalarını somut örneklerle aktardı. Yeraltı su seviyelerindeki düşüşün enerji maliyetlerini yükselttiğini ve barajlardaki su azalmasının faturalara yansıdığını belirten Güneş, durumu şu ifadelerle özetledi: "Kullandığımız fosil yakıtlar ve iklim krizinin getirdiği kuraklık doğrudan soframıza vuruyor. Kuraklık ve sıcaklık nedeniyle aynı marketin aynı rafından iki hafta üst üste aynı fiyata ürün alamıyoruz."

Çözüm önerilerini de sıralayan Dr. Güneş, bireysel su kullanımının dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Güneş, "Bireysel olarak suyumuzu ölçülü kullanmalı, vicdanı ve ahlakı ön planda tutmalıyız. Yerel yönetimler gölge ağaçlandırma, geçirgen zeminler ve yağmur suyu hasadına odaklanmalı; akademi ise gerçek veriye dayalı iş birlikleri geliştirmelidir" diyerek, kentlerin sıcaklara karşı dirençli hale getirilmesinin önemine işaret etti.

İZ-AFED Başkanı Servet Ertaş ise doğadaki dengenin bozulmasının afet risklerini artırdığına değindi. Çevresel tahribatın önlenmesinin iklimle mücadeledeki en temel adım olduğunu savunan Ertaş, şunları kaydetti: "Çevreyi ne kadar korur ve tahribatı engellersek, iklim değişikliğine karşı en büyük başarıyı elde etmiş oluruz. Afet yönetiminde maliyetleri azaltan ve bizi koruyan en temel güç bilinç ve farkındalıktır."

Sosyolog Şeyda Özpolat da iklim krizinin mevcut toplumsal eşitsizlikleri derinleştiren bir "risk çarpanı" olduğunu dile getirdi. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, mülteciler ve dar gelirlilerin iklim kaynaklı krizlerden orantısız şekilde etkilendiğini belirten Özpolat, farklı kesimlerin aynı tehlike karşısında eşit koşullara sahip olmadığını vurguladı. Özpolat, "Aynı tehlike, farklı imkânlara sahip insanlar için aynı sonucu doğurmaz. Aşırı sıcaklarda klimalı bir ortamda çalışan bir işçi ile dışarıdaki bir inşaat veya tarım işçisinin savunmasızlığı aynı değildir" dedi.

İklim değişikliğinin sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal bir sorun olduğuna dikkat çeken Özpolat, kırılgan grupların karar alma süreçlerine dahil edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Yapısal dezavantajların bu grupları çaresiz bıraktığını belirten Özpolat, "Yapısal dezavantajlar ve karar mekanizmalarında yer alamama, bu grupları krizler karşısında tamamen çaresiz bırakıyor. İklim kriziyle mücadelede adil ve eşitlikçi bir yaklaşım şarttır" açıklamasını yaptı.

Panelin diğer konuşmacılarından Buca Kent Konseyi Başkanı Mahmut Dural, toplumsal farkındalık çalışmalarının devam edeceğini belirtirken; Buca Belediyesi Araştırma Geliştirme Müdürü Özkan Kalmaz belediyenin iklim alanındaki projelerinden bahsetti. Buca Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Yakup Ateş ise su ve gıdaya erişimin insan sağlığını doğrudan etkilediğini, iklim değişikliğinin bu alandaki riskleri artırdığını vurguladı.

Programın sonunda, iklim değişikliğinin çevresel, ekonomik ve sosyal sonuçlarının bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiği üzerinde duruldu. Uzmanlar; su kaynaklarının korunması, afet bilincinin yaygınlaştırılması, gıda güvencesinin sağlanması ve toplumsal eşitsizliklerin giderilmesi için ortak hareket çağrısında bulundu. Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi ve İZ-AFED, iklim krizine karşı bireysel ve kurumsal sorumlulukların artırılması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

TürkAta Haber Ajansı
Yerel Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…