Diyarbakır'da sonbahar söyleşileri düzenlendi
Yazar Abdullah Aren Çelik, 'Kimseler Beklemezken' adlı romanının ilk imza gününü DİTAV'da gerçekleştirdi. Söyleşide romanın türler arası yapısı ve yakın tarihle kurduğu ilişki tartışıldı.
Abdullah Aren Çelik'in bir dönem ve hafıza romanı olarak nitelendirilen 'Kimseler Beklemezken' adlı eseri, Diyarbakır'da okurla buluştu. Yazarın ilk imza günü ve okur-yazar buluşması DİTAV'da düzenlendi. Moderatörlüğünü Sacide Akcan Karagöz'ün üstlendiği etkinliğe yoğun bir katılım oldu.
Güneydoğu Ekspres'te yayınlanan habere göre, edebiyat dünyasında her yeni çalışmasıyla farklı bir kurgu ve üslupla dikkat çeken Çelik, son romanında 1980 öncesi ve 1990'ların yaralayıcı atmosferini ele alıyor. Toplumda derin izler bırakan bu sıkıntılı dönemi işleyen eser, tek bir türe indirgenemeyen yapısıyla öne çıkıyor. Roman, şiddet ve cinayet unsurları taşıyan polisiye kurgusu ile ağır politik arka planı bir araya getiriyor.
Yazar Abdullah Aren Çelik, romanın içeriğine ilişkin değerlendirmelerinde eserin sadece bir 'polisiye roman' veya 'siyasi roman' etiketiyle açıklanamayacağını belirtti. Romandaki iki gencin iç çelişkileri ve zorlu romantik ilişkilerinin eseri aşk romanı tanımının da ötesine taşıdığını vurgulayan Çelik, romanın türünün okuyucunun değerlendirmesine bırakıldığını ifade etti. Eser, yakın tarihe aşina olanlar için derin bir politik metinken, bu dönemi bilmeyen okurlar için polisiye veya macera hikayesi olarak da okunabiliyor.
Söyleşide romanın en çarpıcı imgelerinden biri olan 'başsız heykel' ve 'nedensiz kötülük' kavramları tartışıldı. Moderatör Sacide Akcan Karagöz, karakterlerden Reşat'ın tasarladığı yüzsüz, kimliksiz ve başsız devasa heykelin eserin ana fikriyle örtüştüğünü özetledi. Bu imge üzerinden romanın anlatmak istediği temel mesajlar masaya yatırıldı.
Çelik, gerçek hayatta yakın tarihin karanlık suçlularının medyada parlatılmasına karşılık Uğur Mumcu veya Musa Anter gibi aydınların silinmeye çalışılmasını romanda bir ironiyle ele aldığını dile getirdi. Yazar, 'Yaşamak için hakiki bir neden bulamayan birinin, kötülüğü bile sahiplenebileceği' karanlık bir mekanizmayı sorguladığını belirtti. Çelik, toplumun akıl ve vicdan sahibi insanları ortadan kaldırıldığında geriye kalan tek şeyin, tıpkı o başsız gövde gibi kimliksiz bir boşluk olacağı gerçeğine dikkat çekti.
Etkinliğin sonunda yazar Abdullah Aren Çelik, okurları için kitaplarını imzaladı. Çelik, söyleşiye katılan okurlarıyla hatıra fotoğrafı çektirerek buluşmayı sonlandırdı. Roman, bireysel ve toplumsal hafızaya göndermeler yapan yapısıyla yakın tarihin sancılı dönemlerine ışık tutmaya devam ediyor.
TürkAta Haber Ajansı
Yerel Haber