İzmir'de AK Parti yakınlaşması sonrası Körfez Geçişi yeniden konuşuluyor
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişinin ardından kentteki uzun süredir tartışılan projeler yeniden gündemde. Körfez Geçişi, yargıdan dönen geçmiş vaatlerin ardından yeni raylı tüp geçit projesiyle tekrar gündeme geldi.

BirGün'ün haberine göre, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasının ardından kentte uzun süredir tartışılan projeler yeniden gündeme geliyor. Kentin en değerli kamusal arazileri, tarım alanları, kıyılar ve yeşil alanlar üzerindeki yapılaşma baskısı sürerken, merkezi iktidar ile yerel yönetim arasındaki yeni yaklaşımın bu alanların geleceğine nasıl yansıyacağı merak konusu oldu.
Tartışmaların odağındaki projeler yıllardır masada olan konular: Basmane Çukuru’ndaki mülkiyet ve protokol meseleleri, İnciraltı’ndaki imar planları, Çeşme’deki büyük ölçekli turizm yatırımları ve Buca Cezaevi alanında yapılaşma girişimleri. Bu başlıklar, Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından yeniden değerlendiriliyor.
Şimdi bunlara yeni bir başlık daha ekleniyor: Körfez Geçişi fikri, geçmiş seçimlerde AK Parti’nin vaatleri arasında yer alıyordu ve yargıdan dönmüştü. Tugay’ın açıkladığı yeni raylı tüp geçit ise farklı bir proje olarak öne çıktı ve uzun süren tartışmayı yeniden canlandırdı.
İzmir’in merkezinde bulunan Basmane Çukuru, kamu arazisi tartışmalarının en belirgin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Eski ESHOT garajı alanı yakınında yaklaşık 30 yıldır süren projeler, hukuki uyuşmazlıklar ve sermaye gruplarıyla yapılan anlaşmaların odağında bulunuyor. Son dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) arasındaki uzlaşma süreci yeniden gündeme taşıdı.
İzmir’de yıllardır süren sermaye ve yapılaşma baskısının bir diğer merkezi ise İnciraltı. Balçova sınırında yer alan bu bölge, tarım arazileri, doğal sit alanları ve Çakalburnu Lagünü gibi hassas ekosistemleriyle öne çıkıyor. İnciraltı, yaklaşık 40 yıldır turizm ve gayrimenkul yatırımları üzerinden yürütülen imar tartışmalarının merkezinde bulunuyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 29 Nisan 2025’te onayladığı İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu tarafından yargıya taşındı. TMMOB, planın mutlak tarım arazilerini, doğal sit alanlarını ve ekolojik bütünlüğü tehdit ettiğini savundu; daha önce iptal edilen turizm merkezi kararına dayanılarak yeni planlama yapıldığı gerekçesi öne sürüldü. Danıştay 4. Dairesi’nin İnciraltı Turizm Merkezi sınırlarına ilişkin iptal kararı kesinleşince Danıştay 6. Dairesi de 2 Haziran 2026 tarihinde çevre düzeni planı değişikliğinin yürütmesini durdurdu. Karar, TMMOB tarafından 8 Eylül tarihinde kamuoyuna açıklandı. Böylece planın dayanağının ortadan kalktığı yargı kararıyla açıklandı; ancak yürütmeyi durdurma kararının bölgedeki tüm planlama ve yapılaşma tartışmalarını sonlandırdığı anlamı çıkarılmıyor. İnciraltı’nın geleceği hâlâ önemli bir soru işareti. Tarımsal üretim ve doğal yaşam alanlarının korunup korunmayacağı, yoksa yeni plan düzenlemeleriyle yeniden yapılaşmanın önü açılıp açılmayacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
Çeşme Yarımadası’nda da yaşananlar dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gündeme getirdiği Çeşme Turizm Projesi, geniş bir bölgeyi turizm yatırımlarına açmayı hedefliyordu. Konaklama tesisleri, golf sahaları ve spor alanları gibi yatırımları öngören proje, tarım alanları, zeytinlikler, doğal sit bölgeleri ve su kaynakları ile kıyı ekosistemine dair kaygıları beraberinde getirdi. Meslek odaları ve çevre örgütlerinin açtığı davalar sonucunda Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırlarını düzenleyen karar yargıdan döndü; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Ekim 2025’te iptal kararını onayladı. Ancak iktidar projeden vazgeçmiş değil; 2026’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın daha küçük ölçekli ve revize edilmiş yeni bir proje üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Proje alanında bazı bölgelerin kapsam dışı bırakıldığı ifade edildi. Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından yanıt bekleyen sorulardan biri de bu yeni projeye Büyükşehir Belediyesi’nin yaklaşımı olacak.
Buca Cezaevi Alanı da kentteki kamusal alan mücadelesinin simgelerinden. 2020’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İller Bankası arasında yapılan protokol sonrasında bölge rezerv yapı alanı ilan edildi. Ardından plan kararlarıyla konut ve ticari yapılaşmaya olanak tanınması gündeme geldi. 2023 yılında bu planlar ve rezerv yapı alanı kararı iptal edildi. Alanın rekreasyon amaçlı kamusal kullanımına yönelik planlama kararı ise kent için önemli bir kazanım oldu. Şubat 2026’da TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ile Buca Cezaevi Özgürleşirken Platformu ve İzmir Barosu ortak açıklama yaparak alanın yeniden yapılaşmaya açılmasına karşı çıktı. Meslek örgütleri, mülkiyet devri ve kamulaştırma bedeli gibi gerekçelerle daha önce iptal edilen yapılaşma kararlarının yeniden gündeme taşınmasına dikkat çekti.
Körfez Geçişi ile ilgili tartışmalar da gündemin merkezinde yer almaya devam ediyor. Tugay, 13 Ekim’de basına yansıyan açıklamasında Karşıyaka ile Konak’ı deniz altından bağlayacak raylı tüp geçit fikrini önemsediğini belirtti. Hattın Üçyol’a bağlanması durumunda Mavişehir’den Gaziemir’e kesintisiz metro ulaşımı sağlanabileceğini ifade etti. Tugay, projeyi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile görüştüğünü ve Bakan’ın olumlu yaklaştığını aktardı. Bu açıklama, AK Parti’nin yıllar önce gündeme getirdiği Körfez Geçişi Projesi ile hatırlanan bir başka hat üzerinden gidiyor. 2011 genel seçimleri öncesinde Binali Yıldırım’ın açıkladığı “35 İzmir 35 Proje” kapsamında Çiğli ile Narlıdere arasını körfezi aşacak bir ulaşım bağlantısı vaat edilmişti; fakat Gediz Deltası ve körfezin ekolojik yapısı üzerindeki olası etkiler nedeniyle büyük tepkiyle karşılanmıştı. 2018’de verilen ÇED olumlu kararı birçok dava sonucunda iptal edildi. Gediz Deltası’ndaki kuş yaşamı ve ekosistemler üzerindeki riskler masaya yatırıldı. Tugay’ın önerdiği yeni tüp geçit ise eski projeden farklı bir taslak olarak sunuluyor; yalnızca raylı sistem bağlantısını hedefleyen bu plan için geçmiş mahkeme kararlarının doğrudan geçerli olup olmayacağı netleşmiş değil. Yine de güzergâh, maliyet, finansman ve çevresel etkiler gibi konuların açıklığa kavuşması, projenin seyrini belirleyecek en kritik noktalar arasında bulunuyor. Bu kapsamda Basmane’deki mülkiyet davası, İnciraltı ile Çeşme’deki yargı kararları ve Buca’daki kamusal alan mücadelesi, Körfez projesiyle birlikte İzmir’in önümüzdeki dönemdeki en önemli gündemleri arasına giriyor.
TürkAta Haber Ajansı