İzmir Şehir Tiyatroları’nda Üzümcü krizi: Maaşı tartışma konusu oldu
Levent Üzümcü’nün İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği dönemi ve maaş politikaları tartışma yaratırken, mobbing iddiaları ve kadro temizliği eleştirilere konu oldu.
Haberekspres'in haberine göre, İzmir Şehir Tiyatroları’nda yaşanan süreç, Levent Üzümcü’nün yaklaşım ve uygulamaları üzerinden yeniden gündeme geldi. İlker Gezici’nin haberinin öne çıkardığı konular arasında, Üzümcü’nün sosyal medya üzerinden ‘hak, hukuk, adalet’ vurgularını sıkça dile getirmesiyle sahnede sergilediği tutumlar arasındaki farklar dikkat çekti.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliğine geldiği ilk günden bu yana işleyişi nedeniyle tartışmalara konu olan Üzümcü’nün, kendinden önceki yönetim döneminde kadro temizliği için atılanları geri işe aldırmaması ve bazı çalışanları işten çıkarması eleştirildi. Ayrıca, işe iade davalarıyla ilgili tutumu da gündeme getirildi.
Kurum içinden gelen mobbing iddiaları ve çalışanlara yönelik baskı söylemleriyle ilgili kaygılar, kulislerde yankı buldu. Üzümcü’nün karşısında ‘özgürlük ve adalet’ dersinin uygulanışıyla ilgili olarak sorular da çoğaldı. İlker Gezici’nin haberinde, Yücel Erten dönemindeki maaş ile Üzümcü’nün maaş karşılaştırması da konunun büyümesine yol açtı.
Maaş konusunun medya gündemine taşındığı süreçte, İzmir Şehir Tiyatroları’na uzun yıllar emek veren oyuncu Hatice Altan’a başvuran bir ileti, Üzümcü’nün göreve başladığında yaklaşık 300 bin liraya yakın bir maaş aldığına işaret etti. Altan, Erten’in 36 bin lira maaşla ayrıldığını; ardından göreve gelen Üzümcü’nün bu rakama yakın/ondan kat kat daha yüksek bir ücret aldığı görüşünü aktardı.
Anlatılanlara göre Üzümcü’nün kendi için Alsancak’tan 3+1, yardımcıları için 2+1 gibi konut talepleri ve Belediyeden 3 araç için otopark kullanım imkânı istemeleri, çalışanlara yönelik baskı iddialarını güçlendirdi. Tüm bu gelişmelerin ardından kurumun mali ve operasyonel olarak zarar gördüğü ifade edildi.
Üzümcü’nün, önceki dönemle kıyaslandığında liyakat ve deneyim konularında eleştirilere maruz kaldığı belirtilirken, kendisi için yapılan eleştirilerin bazı yönlerini ‘solculuk oynadığını’ ima eden açıklamalara bağlama çabaları da eleştirildi. Bu süreç, sanat kuruluşunun yönetim anlayışına ilişkin soruları yeniden gündeme taşıdı.
TürkAta Haber Ajansı