İçeriğe geç
  • Dolar 49,4204
  • Euro 55,4110
  • Sterlin 65,5953
  • Bitcoin 4.063.638 ▲ %1,65

Yerel

Konya'da 6. Uluslararası Aşı Bilimi Kongresi'nde yerli üretim ve pandemi deneyimi masaya yatırıldı

Konya'da düzenlenen kongrede aşı geliştirme, yerli üretim ve pandemi deneyimi ele alındı; bilim insanları Türkiye'nin kendi aşı teknolojilerini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Haberler.com'da yer alan habere göre, Konya Selçuk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 6. Uluslararası Aşı Bilimi Kongresi’nde aşı geliştirme, yerli üretim kapasitesi, pandemi tecrübeleri ve Tek Sağlık yaklaşımının önemi gündeme getirildi. Kongreye davetli konuşmacı olarak katılan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile birlikte çeşitli bilim insanları, aşıların toplum sağlığındaki rolüne dikkat çekti; aşı karşıtlığıyla mücadele kapsamında Türkiye’nin kendi aşı teknolojilerini geliştirme ihtiyacını vurguladı.

Sultan Alparslan Kültür Merkezi Malazgirt Salonunda yapılan toplantıya Hacımüftüoğlu’nun yanı sıra Aşı Bilimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Yüksel Gürüz, Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Kongre Başkanı Erganiş, pandemi sürecinin Yerli Aşı Üretiminin önemini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Selçuk Üniversitesi Aşı Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Osman Erganiş, aşılamanın salgın hastalıklarla mücadelede en ekonomik ve pratik çözümlerden biri olduğunu belirtti. COVID-19 pandemisi sırasında tedarik zincirinde yaşanan aksaklıkların yerli üretimin önemini ortaya koyduğunu söyleyen Erganiş, TURKOVAC’ın geliştirilmesi ve Türkiye’nin veteriner aşı üretim altyapısından yararlanılması üzerinde durdu; bilim insanlarının desteklenmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise aşıların salgın hastalıklara karşı geliştirilmiş en güçlü bilimsel çözümlerden biri olduğunu belirtti. Aşılar sayesinde tahminen 70 milyon insanın hayatının kurtarıldığını ifade eden Hacımüftüoğlu, COVID-19 pandemisinin yerli üretim ve teknolojik bağımsızlığın önemini ortaya koyduğunu söyledi. Dışarıdan ham madde tedarikinin kesilmesi halinde Türkiye’nin ilaç üretim kapasitesinin 28-29 günle sınırlı kaldığını belirten Hacımüftüoğlu, sağlık alanında dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini vurguladı; ayrıca mRNA ve yapay zeka destekli antijen tasarımları gibi yeni teknolojilere değindi ve kanser, Alzheimer ile Parkinson gibi hastalıklara yönelik terapötik aşı çalışmalarının yeni araştırma alanları olduğunu dile getirdi.

Aşı Bilimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Yüksel Gürüz, aşı karşıtlığının toplum sağlığı için önemli bir sorun olduğuna işaret ederek pandemi döneminde dünya genelinde 7,5 milyon insanın hayatını kaybettiğini hatırlattı ve toplumda aşıların içeriğiyle ilgili soru işaretlerinin sürdüğünü belirtti. Türkiye’nin kendi aşı teknolojisini geliştirme gerekliliğine vurgu yapan Gürüz, Sağlık Bakanlığı, TÜSEB, TÜBİTAK ile üniversite ve araştırmacıların iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara ise pandemide bilim karşıtlığının yükseldiğini dile getirerek sosyal medyada yayılan bilimsel gerçekleri reddeden söylemlerin aşı tereddütlerini beslediğini söyledi. Kara, 2026 yılında kızamık nedeniyle altı çocuğun hayatını kaybettiğini belirterek Türkiye’nin aşı geçmişinin önemli bir birikime sahip olduğunu ve Osmanlı döneminde aşı uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla özel eğitimden geçirilen

aşıcılar

True

ifadelerini hatırlattı ve Türkiye’nin geçmişteki bilimsel ve teknolojik kapasitesinin korunmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz ise Selçuk Üniversitesinde aşı çalışmalarının sürdüğünü, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve insan-hayvan sağlığının korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti. COVID-19 pandemisinin bilimsel hazırlık ve uluslararası iş birliği gerekliliğini gösterdiğini ifade eden Yılmaz, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı düşünülmemesi gerektiğini söyledi. Üniversitedeki iki aşı projesinin Dünya Sağlık Örgütü izleme listesinde yer aldığına değinen Yılmaz, TÜBİTAK destekli çalışmalar kapsamında farklı hastalıklara karşı yeni aşıların geliştirilmesini hedeflediklerini ve genç bilim insanlarının desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…