İçeriğe geç
  • Dolar 49,6332 ▲ %0,14
  • Euro 55,8285 ▲ %0,16
  • Sterlin 66,6353 ▲ %0,28
  • Gram Altın 6.522,81 ▼ %1,15
  • Çeyrek Altın 10.669,26 ▼ %0,85
  • Gümüş 89,30 ▼ %3,38
  • Bitcoin 4.061.533 ▼ %1,77
  • BIST 100 11.534,09 ▼ %0,37

Kültür-Sanat

Sayburç'ta eski yerleşim ortaya çıktı

Şanlıurfa'daki Sayburç köyünde yürütülen kazılar, 11 bin yıllık Neolitik yerleşimi ve bilinen en eski anlatı sahnelerini gün yüzüne çıkardı. Alan, dünya basınının da dikkatini çekti.

Tarihi 11 bin yıl önceye gidiyor. Sayburç köyü dünya basınında

Şanlıurfa'nın Sayburç köyünde, köylülerin bahçe duvarlarında kullandığı taşların incelenmesiyle başlayan süreçte 11 bin yıllık Neolitik döneme ait önemli bir yerleşim alanı ortaya çıkarıldı. Toros Dağları'nın eteklerindeki bu bölgede, tarihin en erken anlatı sahnelerinden biri olarak değerlendirilen buluntulara ulaşıldı. Kazı çalışmaları, yerleşimin dünya basınında geniş yer bulmasını sağladı.

NTV'de yayınlanan habere göre, Sayburç'taki T biçimli taşların Neolitik döneme ait insan tasvirli sütunlar olduğunun anlaşılması üzerine 2020'de fark edilen alan, 2021'de resmi kazı çalışmalarına dönüştü. CNN televizyonunun aktardığı bilgilere göre, 2026 yılı itibarıyla konutlar ve ortak kullanım alanlarından oluşan yaklaşık 70 Neolitik yapı tespit edildi. Ele geçen taş tekneler ve öğütme aletleri, tarım öncesi avcı toplayıcı toplulukların burada tahıl işlediğini ve muhtemelen bira ürettiğini gösteriyor.

Araştırmacıların en çok ilgisini çeken buluntu, beş kamusal yapıdan birindeki dairesel binada bulunan 3,7 metrelik taş banka oyulmuş beş figür oldu. Kabartmanın sol tarafında, boynuzlarını çömelmiş bir adama yönelten boğa figürü yer alıyor; bu adamın sol eli altı parmaklı ve havada, sağ eli ise tanımlanamayan bir nesne tutuyor. Sağ tarafta ise yüksek kabartma tekniğiyle işlenmiş, iri gözlü ve kalın dudaklı bir erkek figürü, iki dev leoparın arasında sakin duruşuyla dikkat çekiyor.

İstanbul Üniversitesi arkeoloğu ve kazı başkanı Eylem Özdoğan, Antiquity dergisinde yayımlanan araştırmasında bu kompozisyonun bilinen en erken anlatı içerikli taş kabartma sahnesi olduğunu belirtti. Özdoğan, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi Taş Tepeler projesindeki merkezlerde figürlerin bağımsız betimlendiğini, Sayburç'taki kabartmada ise figürlerin birbirleriyle bağlantılı bir hikayenin parçaları olduğunu vurguladı. Araştırmacılar, leoparlar arasındaki erkek figürünün cinsel organını kavraması nedeniyle sahneyi bereket, ergenliğe geçiş ritüeli veya insanın doğayla mücadelesi olarak yorumluyor ancak Özdoğan, anlatının kesin anlamının bilinemeyeceğini ifade ediyor.

Kazılarda, Sayburç sakinlerinin ölümle kurduğu bağa dair veriler de elde edildi. Ölülerin genellikle yaşanılan evlerin tabanlarına gözenekli düzenlemelerle gömüldüğü belirlendi. Geçen yıl bulunan küçük bir figürde, bir ölünün ağzının dikilmiş veya mühürlenmiş şekilde tasvir edildiği görüldü. Hayvan ve insan kemiklerinin bir arada bulunması ile yırtıcı kuş sembolleri, etlerin akbabalara yedirildiği gök defin sürecine işaret eden teorileri güçlendiriyor. Köyün merkezindeki özel bir yapıda, ana kayaya oyulmuş tabanında insan yüzü bulunan bir sütun ve karşısında leopar ile domuz kabartmalı dikmeler gün yüzüne çıkarıldı. Özdoğan, yazının olmadığı bu dönemde anlatıların ortak hafızayı aktarmada bağlayıcı rol üstlendiğini belirterek, alanın korunması için açık hava müzesine dönüştürülmesi çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

TürkAta Haber Ajansı
Yerel Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…