İçeriğe geç
  • Dolar 49,4204
  • Euro 55,4110
  • Sterlin 65,5953
  • Bitcoin 4.072.792 ▲ %0,86

Gündem

Toplumun Geleceğinin Teminatı: Güven ve İman Bağı

İnsan hayatı boyunca pek çok korku ve ümit içinde yaşar. Bu korkular aşırıya kaçmadığında tedbir almaya, iyiliğe ve başarıya yönlendirir.

Pervasiz'in haberine göre, insanın canını, malını ve sağlığını kaybetme korkusunun yanı sıra düşman, açlık ve yokluk endişesi de bulunur. Daha da önemlisi kişinin şirke, küfre düşme, haram ve günahlara girme ile cehenneme gitme korkusudur. Bu korkular aşırıya gitmediği sürece insanı tedbirli olmaya, önlem almaya, iyiliğe ve başarıya ulaştırır.

Bu sebeple insan, toplum ve hatta hayvanlar öncelikle huzur, güven ve sığınacak bir yer arar. Doğru düşünen bir insan ilk sığınak olarak Allah'ı bulur. Allah'a inanmak, O'nun korumasına ve yardımına sığınmak ve O'na tevekkül etmek insan için en güçlü sığınaktır. Allah'ın sonsuz kudret ve iradesinin üstünde başka bir kuvvet yoktur; Allah El-Mü'min'dir.

Allah'ın güzel isimlerinden El-Mü'min sıfatı, güven veren, vaadine güvenilen, inananları korku ve endişeden güvende kılan, kullarına iman nuru bağışlayan ve sığınanları koruyan anlamlarına gelir. En Emin olan en başta Allah'tır. Peygamberlerin ortak dört sıfatından biri de emin olma sıfatıdır ve bütün peygamberler en emin kimselerdir. Peygamberimiz, peygamber olmadan önce ve sonra herkes tarafından Muhammedü'l Emin olarak tanınmış, sevilmiş ve güvenilmiştir; dostu kadar düşmanları da bu konuda hemfikirdir.

İnsanda aranan ilk vasıf inanmaktır ve inanan insanın ilk özelliği güzel ahlak sahibi olarak güvenilir bir insan olmaktır. Mü'min, güven sağlayan, kendisine güvenilen, vaadine itimat edilen, gönlünü imana açanlara Allah'ın izniyle hidayet eden ve kendisine güvenenleri korkudan emin kılan kimsedir. Güvenli bir toplum ise bireylerin fiziksel, hukuki ve sosyal olarak kendilerini güvende hissettiği, adaletin ve karşılıklı güvenin hâkim olduğu bir yapıdır.

Güven sorununa bağlı olarak sevgi, saygı, samimiyet, özen, nezaket, dürüstlük, emanete sahip çıkma, sözünde durma, ahde vefa, özveri, hak-hukuka riayet ve adalet konularında da sorunlar yaşandığı açıktır. Güven dünyası ve güven toplumu inşa etmeye ihtiyaç olduğu net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ailede ve toplumda güven eksikliğine bağlı problemlerin temelinde Allah sevgisi ve korkusunun olmayışı ile ahlak değerlerden yoksunluk yatmaktadır.

Aldatma, yalan, fitne ve zulüm kaynaklı kapitalist ve materyalist sistemler toplumun vazgeçilmez değerlerini ve güveni yok etmektedir. Sadece emniyet tedbirleri toplumun güvenliğini sağlamaya yetmemektedir. Peygamberimiz toplumda güvenin kaynağını anlatırken şöyle buyurmuştur: "(İyi) müslüman, dilinden ve elinden müslümanların emin olduğu kişidir. (Asıl) muhâcir de Allah'ın yasakladıklarını terkedendir" (Buhârî, Îmân 4, 5).

Peygamberimiz gerçek manada bir Mü'mini anlatırken ise "Sizden biriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe (hakiki) iman etmiş olmaz." (Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme, 59) buyurmuştur. Bu iki hadisi şerif ve "Bizi aldatan bizden değildir" hadisi şerifleri, Müslümanların karşılaştıklarında birbirlerine verdikleri selamlarla kurdukları iletişimin güvenli insan, güvenli toplum ve barışa giden yolu gösterdiğini ortaya koymaktadır. Mü'min inanan ve güvenilen insandır; inanmayan ve güvenilmeyen insanda hayır yoktur.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…