İçeriğe geç
  • Dolar 49,7645 ▲ %0,14
  • Euro 55,7643 ▲ %0,07
  • Sterlin 66,5036 ▼ %0,08
  • Gram Altın 6.431,50 ▲ %0,73
  • Çeyrek Altın 10.552,26 ▲ %0,17
  • Gümüş 86,78 ▲ %0,72
  • Bitcoin 3.995.549 ▲ %0,12
  • BIST 100 11.039,13 ▼ %0,70

Yerel Yönetimler

Ani göz kapağı düşüklüğüne acil müdahale

Ani göz kapağı düşüklüğüne acil müdahale

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Bağım Ayçin Çakır İnce, ani gelişen göz kapağı düşüklüğünün ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirterek, eşlik eden belirtiler durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Bağım Ayçin Çakır İnce, göz kapağında aniden beliren düşüklüğün hayati önem taşıyan sağlık problemlerinin habercisi olabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Dr. İnce, özellikle çift görme, şiddetli baş ağrısı, göz bebekleri arasında büyüklük farkı veya göz hareketlerinde kısıtlılık gibi belirtilerin eşlik ettiği durumlarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına gidilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü'nde görev yapan Uzm. Dr. Bağım Ayçin Çakır İnce, yaşlanmayla birlikte göz çevresinde oluşan deri fazlalığı ve sarkmaların genellikle estetik bir mesele olarak algılandığını ancak durumun işlevsel sorunlara da yol açabildiğini ifade etti. Dr. İnce, üst göz kapağındaki dokuların görme alanını kapatmasının günlük yaşamı olumsuz etkileyebileceğini belirterek, "Göz kapağı düşüklüğü doğuştan olabilir veya sonradan gelişebilir. Doğru tedavinin belirlenebilmesi için öncelikle düşüklüğün nedeni ortaya konulmalıdır. Göz kapağında benzer bir görünüme yol açan sorunlar farklı tedaviler gerektirebilir. Üst göz kapağındaki deri fazlalığı ile kapak kenarının normal konumundan aşağıda bulunması aynı durum değildir. Pitozis olarak adlandırılan gerçek göz kapağı düşüklüğünde, kapağı kaldıran kasın veya bu kasla ilişkili yapıların işlevi etkilenebilir. Kaşların aşağı doğru yer değiştirmesi de kapak bölgesindeki sarkmayı artırabilir. Muayenede bu durumların birbirinden ayrılması gerekir" dedi.

Dr. İnce, göz kapağındaki düşüklüğün bazı hastalarda görme alanının üst kısmını daraltabildiğini, bu durumun kişiyi daha net görebilmek için kaşlarını yukarı kaldırma veya başını geriye eğme alışkanlığına itebildiğini aktardı. Bu fiziksel çabanın alın ve kaş bölgesinde yorgunluk hissi yarattığını belirten uzman, kapaklarda ağırlık hissi, görme alanında kapanma veya günlük işlerde zorlanma yaşanması halinde göz hastalıkları uzmanına muayene olunması gerektiğini vurguladı. Blefaroplasti olarak bilinen estetik operasyonların fazla deri ve yağ dokusunun düzenlenmesini hedeflediğini ancak gerçek kapak düşüklüğünde farklı cerrahi yöntemlerin uygulanması gerektiğini ifade eden Dr. İnce, cerrahi kararın sadece dış görünüşe göre değil; kapak konumu, kas işlevi ve görme üzerindeki etkiler bütüncül olarak değerlendirilerek verilmesi gerektiğini söyledi.

Ameliyat öncesi süreçte göz kuruluğu, kapakların kapanma durumu, kaş konumu ve geçmişte geçirilen göz ameliyatlarının dikkate alındığını belirten Dr. İnce, gerekli hallerde görme alanı incelemesi yapıldığını kaydetti. Estetik beklentiler ile işlevsel ihtiyaçların dengelenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. İnce, "Gerekli durumlarda görme alanı incelemesi yapılabilir. Estetik beklentiler ile işlevsel ihtiyaçlar birlikte ele alınmalıdır. Planlamada kişinin beklentilerini anlamak kadar göz sağlığını ve kapağın koruyucu işlevini gözetmek de önemlidir. Her göz kapağı düşüklüğü ameliyat gerektirmez. Uygun yaklaşım, düşüklüğün nedenine ve muayene bulgularına göre kişiye özel olarak belirlenir. Göz kapağı düşüklüğü her zaman yaşa bağlı gelişmemektedir. Aniden ortaya çıkan göz kapağı düşüklüğü acil değerlendirme gerektirir. Özellikle çift görme, şiddetli baş ağrısı, göz bebekleri arasında büyüklük farkı veya göz hareketlerinde kısıtlılık eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" açıklamasında bulundu.

TürkAta Haber Ajansı
Yerel Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…