Yeşilay'dan atık sularda psikoaktif madde uyarısı
Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, COP31 öncesi Antalya'da açıklanan raporla bağımlılık yapıcı maddelerin çevresel maliyetlerinde endüstrinin sorumlu tutulması çağrısında bulundu. Araştırmada 7 tesiste biyolojik arıtmanın maddelerin yüzde 82 ila 100'ünü uzaklaştırdığı belirlendi.
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, bağımlılık yapıcı ürünlerden kaynaklanan çevresel zararların giderilme maliyetlerinde endüstrinin sorumlu tutulması gerektiğini vurguladı. Dinç, bağımlılığın bireysel sağlığın ötesinde ekosistem ve toplumsal yapı üzerinde de ciddi etkiler bıraktığını belirterek, bu zararların küresel ısınma ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Yeşilay'ın öncülüğünde hazırlanan 'Türkiye Bağımlılık ve Çevre Araştırma Raporu' ile 'Yeşilay Atık Sulardaki Psikoaktif Maddelerin Çevreye Etkisi Araştırması'nın sonuçları, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde Antalya'daki Sepetçiler Kasrı'nda kamuoyuna sunuldu. Toplantıda, bağımlılık yapıcı maddelerin atık sularla çevreye karışmasının yarattığı riskler ve biyolojik arıtma süreçlerinin etkinliği masaya yatırıldı.
Yeşilay Genel Başkanı Dinç, kuruluşun 106 yıllık tecrübesiyle bağımlılığı bilimsel temellerle ele aldığını ifade etti. Dinç, "Bağımlılık, sadece bir kişiyi ilgilendirmiyor. Bağımlılık, sadece toplumu ilgilendirmiyor. Bağımlılık, aynı zamanda uçan kuşu ilgilendiriyor, yüzen balığı ilgilendiriyor, ormandaki ağacı ilgilendiriyor, kırdaki çiçeği ilgilendiriyor. Bağımlılık, sadece insana zarar vermiyor, topluma zarar vermiyor, aynı zamanda tabiata da zarar veriyor. Aynı zamanda çevreye de zarar veriyor, aynı zamanda dünyaya da zarar veriyor." diyerek durumun ciddiyetine işaret etti.
Dinç, bağımlılık endüstrisinin atık üretimi ve tüketim miktarlarında hesap verebilir olması gerektiğini savunarak, çevresel etkilerin düzenli izlenmesi ve yetkili kurumların önlem alması çağrısında bulundu. Dinç, "Bağımlılıkla mücadelenin içerisine mutlaka çevrenin korunması ve iklim değişikliği perspektifinin eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bağımlılık yapıcı ürün ve hizmetlerden kaynaklanan çevresel zararların giderilme maliyetlerinde endüstrinin muhakkak sorumlu kalması gerektiğini düşünüyoruz. Atık, su, çevre ve sağlık verilerine dayalı bir izleme ve erken uyarı sisteminin oluşturulması ve ileri görüşlü tesislerinin yaygınlaştırılması gerektiğine inanıyoruz. Bağımlılıkların önlenmesi, çevre ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının entegre edilmesi, eğitimlerde çevre sağlığı ve iklim değişikliğine de vurgu yapılarak bağımlılık risklerinin kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bağımlılık kaynaklı çevresel zararların mevzuatta tam bir şekilde, açık bir şekilde tanımlanmasına ve bunlarla alakalı endüstrinin ve bunları ihlal edenlerin etkili yaptırımlara tabi tutulmasını istiyoruz." şeklinde görüşlerini dile getirdi.
Araştırmanın detaylarını paylaşan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evşen Güzel, çalışmanın Antalya, Adana, İzmir, İstanbul, Samsun ve Trabzon gibi illerdeki 7 farklı arıtma tesisinde yürütüldüğünü aktardı. Güzel, tesislerin farklı arıtma süreçlerine ve deşarj noktalarına göre seçildiğini belirterek, sentetik uyuşturucu, alkol, nikotin ve kafein kalıntılarının incelendiğini söyledi. Biyolojik arıtma uygulanan tesislerde maddelerin yüzde 82 ila 100'ünün sudan uzaklaştırıldığını, ön arıtma yapılanlarda ise bu oranın düşük kaldığını kaydetti.
Doç. Dr. Güzel, çevrenin bütüncül bir yapı olduğunu ve su canlılarındaki kirliliğin insan sağlığına dolaylı yoldan etki ettiğini vurguladı. Güzel, "Çevreyi sadece tek boyutlu olarak görmemek lazım, çevre bir bütündür ve bütün etmenler birbiriyle ilişki halindedir. Onun için sadece suda yaşayan canlılar üzerine konuşmak yetersiz oluyor, kendimiz için de büyük bir risk oluşturduğunu bilmemiz gerekiyor." uyarısında bulundu. Toplantıya Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz ve Bahçeşehir Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Seval Palteki de katılarak bulguları değerlendirdi.
TürkAta Haber Ajansı
Yerel Haber