Yozgat'ta silajlık mısır hasadı sürerken Boğazlıyanlı üretici maliyetlerden dert yandı
Yozgat'ta silajlık mısır hasadı devam ederken Boğazlıyanlı çiftçi Faruk Özkan, silajın tonunu 2 bin 350 liradan sattığını, gübre tonunu ise 24 ila 34 liradan aldığını belirterek artan maliyetler karşısında ürün bedellerinin düşük kaldığını söyledi.
Yozgat'ta büyük ve küçükbaş hayvanların kış dönemi kaba yem ihtiyacı için yetiştirilen silajlık mısırda hasat sürüyor. Boğazlıyan ilçesinde üretim yapan Faruk Özkan, bu yıl yaşanan dolu felaketi nedeniyle TARSİM'den ödeme alamadığını, bunun yanı sıra girdi maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarına yansımadığını dile getirdi. Özkan, geçen yıl silajın tonunu 2 bin 250 liradan sattığını, bu yıl ise 2 bin 350 liradan verdiğini aktardı.
Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Yozgat'ta son dönemde enerji, nişasta ve lif açısından zengin olması nedeniyle büyükbaş hayvanlarda süt ve et verimini artıran silajlık mısır ekim alanları genişledi. Yılın ikinci ürünü olarak binlerce dönümlük arazilere ekilen mısırda üretici yüksek verim elde etmeye başladı. Ancak maliyetlerdeki artışa karşın ürün fiyatlarının düşük kalması üreticileri zora soktu.
Faruk Özkan, hasat sırasında yaşadığı sıkıntıları şu sözlerle anlattı: "Durumumuz vahim. Bu sene dolu vurdu. TARSİM ödeme yapmadı. Doluya zaten gelen de olmadı. Gelmiş gibi gösterip, sadece bakıp geçtiler. Bir de bizim fiyattan yana sıkıntımız çok. Geçen yıl silajın tonunu 2 bin 250 liradan, bu sene 2 bin 350 liradan veriyoruz. Ama geçen yıl gübreyi 12 ile 18 lira arasında alırken tonunu bu sene 24 ile 34 arasında alıyoruz. Mazotumuz hakeza, harcadığımız hakeza ama verimimiz de iyiydi. Tarım Bakanımızın açıkladığı gibi bu sene yağışlarımız bol olduğu için verimimiz iyi. Rekoltemiz de iyi ama bu yıl verimimiz iyi diye fiyatı düşürdüler."
Mazot fiyatının 100 liraya dayandığına dikkati çeken Özkan, zamların tam hasat döneminde geldiğini belirterek şöyle konuştu: "Ne hikmetse tam çiftçinin traktörünün çalışıp tarlalarda hasat edeceği zamanlar bu zamlar geliyor. Hiç desteğimiz yok. Tarla desteği, mazot desteği, gübre desteği diyecekler şimdi. Çünkü hep bize diyorlar ki 'tarla desteğini alıyorsunuz, gübre desteğini alıyorsunuz, mazot desteğini alıyorsunuz'. Biz bu tarlaları icara, yani kiraya ekiyoruz. Kiraya ektiğimiz için tarla sahipleri bize ÇKS'lerini vermiyorlar. Vermedikleri için adam İstanbul'da yaşıyor ama biz Yozgat'ta bu tarlasını ekiyoruz mazot, gübre desteği o adama gidiyor. Önceden Tarım Krediler, ilçe tarımlar bizim tohum aldığımız zaman gelirlerdi, tarlayı ektiğimiz zaman tutanak tutarlardı. Tarlayı bizim ektiğimize dair bir belgemiz olurdu. Destek bizim adımıza yatardı. Ha biz desteği de istemiyoruz. Bize hakkımız olanı versinler sadece. Bize hak olarak bunu görüyorlarsa zaten yapacak bir şeyimiz yok. Çiftçi olarak mağduruz biz."
Daha önce elektrik enerjisiyle tarlaları suladıklarını, şimdi ise kapalı devre sistemle sulamaya geçtiklerini aktaran Özkan, "Para yetiştiremiyorduk. Biz çiftçiyiz, aylık bir gelirimiz yok ama her ay TEDAŞ'a elektrik parası ödemek zorundayız. Bu yüzden de oradan zorluk çekiyorduk. Şimdi yeraltı suyumuz geldi. Barajdan su geliyor. Su ilk geldiği zaman 25 bin lira karta para yükledik, 240 dekar yer suluyordum. Sonra suya böyle bir lastik conta dediler, takmamız gerekiyor. Onu taktıktan sonra aynı suyu 25 bin liralık karta su yüklediğimizde 140 dekara düştü. Her yerden darbe yiyoruz biz. Çiftçiyiz diye bu kadar da üstümüze gelinmesin. Bu ülkeye biz faydalı olmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
TürkAta Haber Ajansı