İçeriğe geç
  • Dolar 49,5565 ▲ %0,10
  • Euro 55,7692 ▲ %0,12
  • Sterlin 66,1467 ▲ %0,39
  • Gram Altın 6.633,21 ▼ %0,03
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 90,76 ▼ %0,67
  • Bitcoin 4.042.267 ▼ %0,68
  • BIST 100 11.721,72 ▼ %2,89

Gündem

TBMM'de basın özgürlüğü önerileri AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

TBMM Genel Kurulu'nda muhalefetin basın ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere çeşitli konulardaki grup önerileri AK Parti ve MHP oylarıyla kabul edilmedi. AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, gazetecilik faaliyetinin Anayasal güvence altında olduğunu söyledi.

BirGün'ün haberine göre, TBMM Genel Kurulu'nda Yeni Yol Partisi'nin "Sermaye piyasaları", İYİ Parti'nin "Basın ve ifade özgürlüğü", CHP'nin "Yağlık ayçiçeği üretimi", DEM Parti'nin "Basın özgürlüğü" ve Yeni Parti'nin "Basın ve ifade özgürlüğü" konulu grup önerileri ayrı ayrı ele alındı. Konu Evrensel tarafından da aktarıldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, partisinin önerisi üzerine yaptığı konuşmada, AK Parti'nin basın özgürlüğüne ilişkin taahhütlerini yerine getirmediğini savundu. Çömez, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta'nın fon soruşturmalarına dair bilgilendirme yaptığı basın toplantısına dikkati çekerek, "Yemediniz, içmediniz, onun bütün haberlerine erişim engeli getirdiniz. Hırsızlara erişim engeli yok, bunları ifşa edenlerin gazetelerine, haberlerine erişim engeli getiriyorsunuz. Böyle bir uygulama olur mu? Halk TV'yi niye susturdunuz?" dedi.

Yeni Yol Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, bir iktidarın kendisini eleştiren medya organlarından rahatsız olabileceğini ancak eleştirinin susturulmasının yanlışları ortadan kaldırmayacağını belirtti. Ün, "Bunun en büyük zararını da zaman içerisinde yine iktidar kendisi görür çünkü etrafınızda sadece sizi tasdik edenler kaldığında yanlışlarınızı doğrularınız zannetmeye başlarsınız. Vatandaşın derdini bilemez, feryadını duyamaz hale gelirsiniz. Devletin kendisine yöneltilen itirazdan değil, asıl kendisine ulaşmayan itirazdan endişe etmesi gerekir. Bugün Halk TV üzerinden yürüyen tartışmalara böyle bakın" ifadelerini kullandı.

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Türkiye'de siyaset kurumunun itibarını yitirdiğini ve siyasetin yaptırım gücünün kalmadığını öne sürdü. Erol, "Gerçekleri konuşmuyoruz, kendi seçmen kitlemize hitap ediyoruz. Devlet meselelerinde ortak irade koyamıyoruz. Herkes kendi bakış açısıyla bakıyor" diye konuştu.

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, hakikati halka ulaştırmak için çalışan tüm basın emekçilerine dayanışma mesajı iletti. Türkiye'nin sansür ve baskının yaygınlaştığı bir ülke haline geldiğini iddia eden Aslan, "Öyle bir noktaya geldik ki haberlere erişim engelinin yapıldığı haberlere dahi erişim engeli getiriliyor" dedi.

YENİ Parti Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, Halk TV'nin iktidar medyasının dile getirmekten kaçındığı birçok konunun konuşulmasına imkan tanıyan bir mecraya dönüştüğünü savundu. Ünver, Cafer Mahiroğlu hakkındaki mali suç soruşturması kapsamında, Mahiroğlu ile ilişkili olduğu belirlenen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum atanmasına tepki gösterdi. Anayasa'nın 28. maddesinin "Basın hürdür, sansür edilemez" hükmünü hatırlattı.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, basın özgürlüğünün demokratik hayatın temel güvencelerinden biri olduğunu belirterek, vatandaşların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması, farklı düşüncelerin serbestçe ifade edilmesi ve kamuoyunun sağlıklı şekilde oluşmasının ortak sorumluluk olduğunu kaydetti.

Canbey, güçlü bir demokrasinin özgür ve sorumlu bir basınla mümkün olabileceğini ifade ederek şöyle konuştu: "Bu meseleye yaklaşırken esas almamız gereken temel ilke şudur; basın özgürlüğü ile hukuk devleti birbirinin alternatifi değil, güvencesi ve tamamlayıcısıdır. Önergede gazetecilere yönelik soruşturmalar, medya kuruluşlarına ilişkin kayyum kararları, düzenleyici kurumların yaptırımları ve uluslararası endeksler üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapılmaktadır. Kuşkusuz bu başlıkların her biri hukuki hassasiyet ve titizlik gerektirmektedir. Ancak farklı hukuki süreçleri, kendi şartlarından ve dayanaklarından bağımsız biçimde tek bir siyasi nedene bağlamak sağlıklı bir değerlendirme yapmamızı güçleştirecektir. Gazetecilik faaliyeti, Anayasal güvence altındadır. Bununla birlikte her meslekte olduğu gibi basın alanında da hukuki sorumluluklar bulunmaktadır. Adli süreçlerin değerlendirilmesinde belirleyici olan kişilerin meslekleri ya da siyasi görüşleri değil somut fiiller ve kanuni hükümlerdir. Durduğumuz yer açıktır, özgürlüğün teminatı hukuk, hukukun güvencesi ise adalettir."

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda Yeni Parti, DEM Parti, CHP, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi'nin gündeme ilişkin grup önerileri AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…